İslam Namaz Hakkında Ayetler -Hadisler ve Açıklamaları

Züleyha

Yönetici

Namaz Hakkında Ayetler -Hadisler ve Açıklamaları


Namaz İle İlgili Ayetler
Namaz, mü’minin nurudur (Aclüni, II, 18).
Namaz, mü’minin hayatına çeki düzen verir. Onu her türlü çirkinliklerden, haram ve yasakları işlemekten men eder (Ankebut, 45/49).


İman, namaz ve diğer ibadetler, kul ile Allah arasında manevî bir ticarettir. Bu ticareti yapanlar, asla zarar etmezler. Yüce Allah, bu gerçeği Kur’ân’da şöyle ifade etmektedir: ٰ“Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler. Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar.) Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.” (Fatır, 35/29–30)

“İman edip salih ameller işleyen, beş vakit namazı dosdoğru kılıp servetinin zekâtını verenlerin mükafatları Allah katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Bakara, 2/277)

Namaz İle İlgili Hadisler ve Açıklamaları
Namaz, Maddi ve Manevi Kirlerden Arındırır


Peygamberimiz de Veda Hutbesinde; “Rabbiniz Allah’a karşı gelmekten sakının, beş vakit namazı kılın, Ramazan orucunu tutun, malınızın zekatını verin, amirlerinizin emirlerine uyun, Rabbinizin cennetine girersiniz” (Tirmizî, “Ebvabü’s-Salat”, 434; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 251)
buyurmuştur. Ancak Allah’a ve peygambere isyan olan konularda amirlere itaat olmaz (bk. Müslim, İmâre, 38, II, 1469; Buhârî, Ahkâm, 4, VIII, 105; Tirmizî, Cihad, 29, IV, 209).



Hz. Muhammed (s.a.v.), beş vakit namazını kılan kimseye Allah’ın “cennet” vaat ettiğini, kılmayan kimseye ise bir vaadinin bulunmadığını bildirmiştir: َ“Allah, beş vakit namazı farz kılmıştır. Kim abdesti güzelce alır, beş vakit namazı vaktinde kılar, rüküunu, secdesini ve huşüunu tam yaparsa bu kimseye Allah’ın onu bağışlayıp cennete koyacağına sözü vardır. Namazlarını kılmayan kimseye ise Allah’ın bir sözü yoktur. Dilerse onu bağışlar ve cennetine koyar, dilerse ona azap eder.” (Ebu Davûd, Salat, 9) Çünkü namazı terk etmek Allah’a isyan etmektir, büyük günahtır.


İnsan, “beşer” olması hasebiyle hatasız ve kusursuz olmaz. Günlük hayatında farkına varmadan madden ve manen, bedenen ve rûhen kirlenir. Allah’a ortak koşmak, Allah’ı ve ayetlerini inkar etmek ve iki yüzlülük gibi inançla ilgili veya içki, kumar, evlilik dışı ilişki (zina), hırsızlık, Birinci Bölüm 37 adam öldürme, yalan söyleme, hile yapma, rüşvet ve faiz alıp verme, gıybet ve iftira etme gibi amelle ilgili olup tövbe etmeyi gerektiren büyük günahlar hariç “namaz”, kusurların ve hataların bağışlanmasına vesile olur.


Hz. Muhammed(s.a.v) “Beş vakit namaz ve Cuma namazı diğer Cuma namazına kadar büyük günahlar işlenmediği sürece aralarında işlenen günahlara kefarettir” buyurmuş (Müslim, “Tahare”, 14-15) ve İslam’ın beş temel esasından biri olan beş vakit namazını kılan kimseyi, günde beş defa bir nehirde yıkanan kimseye benzetmiştir.


“Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir ırmak olsa ve burada günde beş defa yıkansa ırmak bu kimsede hiç kir bırakır mı? Sahabenin; ‘Hayır hiçbir kir bırakmaz’ diye cevap vermesi üzerine Peygamberimiz; ‘İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah, bu sebeple günahları temizler, yok eder” buyurmuştur (Buharî, Mevakîtu’s-Salt, 6).

Günde beş vakit namazını kılan Müslüman, manevî kirlerden temizlendiği gibi dış çevre ile sürekli temas halinde olan organlar, günde beş defa yıkandığı için maddi kirlerden ve bulaşıcı mikroplardan temizlenmiş olur. Vücut, elbise ve namaz kılınacak yeri temizlemek namazın şartı olduğu için namaz, kişiyi temiz olmaya mecbur eder. Her namazı vaktinde kılacağı için hayatını düzen ve tertibe koyar. Günde beş vakit namazı kılanın hayatta en az beş kazancı vardır:

-Maddî ve manevî temizlik, -Vakitlerini düzene koyma, -Günahlardan ve kötülüklerden korunma, -Kusurların bağışlanması, -Sevap ve Allah’ın rızasının kazanılması. Beş vakit namazını kılan kimse, kibir ve gururdan kurtulur. İnsan haklarına saygılı olur. Allah rızası için iş yapmaya alışır. İlâhî denetim altında olduğunun farkında olur.


Hz. Muhammed (s.a.v) “Gece ve gündüz melekleri sizi takip ederler. Sabah ve ikindi namazlarında toplanırlar. Sonra sizinle geceleyen melekler, ilahî huzura çıkarlar. Rabbleri onlara, ‘onları en iyi bir şekilde bildiği hâlde- kullarımı nasıl terk ettiniz?’ diye sorar. Melekler, ‘onları namaz kılarken terk ettik ve namaz kılarken bulduk’ cevabını verirler” (Buharî, Mevakîtü’s-Salât, 6, I, 139) buyurmuştur.
 
Son düzenleme:
Üst