Şiir Bekir Sıtkı Erdoğan Kaleminden, Kışlada Bahar Şiiri

#1
Bekir Sıtkı Erdoğan Kaleminden, Kışlada Bahar Şiiri

KIŞLADA BAHAR

Kara gözlüm efkarlanma gül gayri
İbibikler öter ötmez ordayım.
Mektubunda diyorsun ki "gel gayri"
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

Mor dağlara karargâhlar kurulur.
Eteğinde bölük bölük durulur.
On dakika istirahat verilir.
Tüfekleri çatar çatmaz ordayım.

Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde
Sabir sebat etmez gönül yurdunda
Akşam olur tepelerin ardında
Daha güneş batar batmaz ordayım.

Bahar geldi koyun kuzu koklaştı
İki aşık dört senedir bekleşti
Kara gözlüm düğün dernek yaklaştı
Vatan borcu biter bitmez ordayım.

Bekir Sıtkı ERDOĞAN
 
#2
Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş
Aman karanlığı görmesin gözüm
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş
Sıla burcu burcu... İlle ocağım
Çoluk çocuk hasretinde kucağım
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş
Güç bela bir bilet aldım gişeden
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan
Hancı n'olur, elindeki şişeden
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş
Ben o gece, hem ağladım, hem içtim
İki gün, diyardan diyara uçtum
Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş
Garibim, her taraf bana yabancı,
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı
İlk önce kımıldar hafif bir sancı
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş
Bende bir resmi var, yarısı yırtık
On yıldır evimin kapısı örtük
Garip bir de sarhoş oldu mu artık
Bütün sırlarını der yavaş yavaş
İşte hancı ben, her zaman böyleyim
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş

Bekir Sıtkı Erdoğan
 
Üst